Bugün dünyanın birçok köşesi, haksızlık ve zulmün karanlığına gömülmüş durumda. Vicdanların sustuğu, insanlığın sınandığı bir çağdayız. İslam beldeleri her geçen gün yeni bir saldırının hedefi oluyor; yürekler yanıyor, ocaklar sönüyor.

Son olarak Pakistan’a yönelik yapılan saldırılar, ne savunma iddiasıyla, ne güvenlik gerekçesiyle ne de diplomasiyle açıklanabilir. Bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef alan, kardeşlik bağlarımızı sarsmaya çalışan açık bir tahrik ve zulümdür.

UZMAN DİYANET-SEN olarak bizler, sadece bir sendika değil; insanlığın ortak vicdanını temsil eden bir duruşun adıyız. Sınırlar ötesi kardeşliği, mazlumdan yana saf tutmayı, inancımızın ve medeniyetimizin bir gereği olarak görüyoruz.

İman eden bir yürek, haksızlığa sessiz kalamaz. Nerede bir çocuk ağlıyorsa, nerede bir anne evladına hasret kalmışsa, nerede bir şehir bombalarla titriyorsa; orada bizim sorumluluğumuz vardır.

Bugün Pakistan hedef alındı.

Dün başka coğrafyalar, yarın belki biz…

Mazluma sırtını dönenler, yarın kendi kapısında zulmü bulur.

Bu nedenle diyoruz ki:

Pakistan halkının acısı bizim acımızdır.

Saldırılar karşısında sessiz kalmak, mazluma ihanet etmektir.

Adaletin sesi olmak, bugün her zamankinden daha elzemdir.

İnancımız, medeniyetimiz ve insanlık değerleri adına bu zulmü reddediyoruz.

Biz, adaletin ve kardeşliğin tarafındayız.

Biz, sessiz yığınların değil; hakka ses olanların yanındayız.

Ve biz, bu ümmetin her ferdini tek bir bedenin azası gibi gören bir inancın mensuplarıyız.

Pakistan halkı yalnız değildir.

Dualarımızla, desteğimizle, kararlılığımızla onların yanındayız.

Zalimlerin hesabı varsa, mazlumların duası vardır.

Ve dua, tarihin akışını değiştiren en büyük güçtür.

UZMAN DİYANET-SEN GENEL BAŞKANLIĞI