Son günlerde medyaya yansıyan ve İzmir’de yaşanan üzücü bir olay hepimizi derinden sarsmıştır. 

“Lütfen bana yardım edin. Soğuktan öleceğim” diyen bir vatandaşımızın aynı yerde hayatını kaybetmiş olarak bulunması, insanlık adına utanç verici bir tabloyu gözler önüne sermektedir.

Bu durum, toplum olarak vicdanlarımızı sorgulamamız gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

Uzman Diyanet-Sen olarak, bir insanın barınma, ısınma ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle hayatını kaybetmesini asla kabul edilemez buluyoruz.

İslam’ın en temel prensiplerinden biri, ihtiyaç sahibi kimselere yardım eli uzatmak, onların sıkıntılarını gidermek ve toplumun en zayıf bireylerini koruma altına almaktır.

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

"İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın." (Maide, 2)

Bu bağlamda, belediyeler başta olmak üzere tüm kamu kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını, yoksullukla ve evsizlikle mücadele konusunda daha etkin adımlar atmaya davet ediyoruz.

Soğuktan ölen bir insanın sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır. Efendimiz (s.a.v) de bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır:

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir." (Tirmizî, Birr, 44)

Bu elim olay, toplumsal duyarlılığın ve yardımlaşmanın önemini bir kez daha ortaya koymuştur. İnsanı yaşatmak, sosyal adaleti tesis etmek ve mağduriyetleri gidermek, toplumun her kesiminin ortak görevidir.

Uzman Diyanet-Sen olarak, yetkilileri ve tüm toplumu, insan onuruna yaraşır bir yaşam için sorumluluk almaya çağırıyoruz.

Bu acı olayın bir daha yaşanmaması adına daha güçlü sosyal politikaların hayata geçirilmesini ve herkesin elini taşın altına koymasını talep ediyoruz.

Saygılarımızla,

Uzman Diyanet-Sen Genel Merkezi