Din Görevlileri Haftası, her yıl olduğu gibi bu yıl da din hizmetleri alanında çalışan değerli personelimizin emeğini ve katkılarını takdir etmek, onların sorunlarına dikkat çekmek amacıyla kutlanması gerekirken  ne yazık ki bu hafta, camilerin ve din görevlilerinin sorunlarının derinleştiği bir döneme denk gelerek amacından sapmakta ve çoğu zaman ‘Din Görevlilerine Eziyet Haftası’na dönüşmektedir.

Din Görevlilerinin Sorunlarına Sahip Çıkmak Zorundayız

Din görevlilerimiz, cami cemaatiyle bütünleşmiş, topluma rehberlik eden, manevi kalkınmada büyük sorumluluk taşıyan değerli çalışanlardır. Ancak, karşı karşıya kaldıkları sorunlar, görevlerini hakkıyla yerine getirmelerine engel teşkil etmektedir.

Din görevlilerimizin özlük hakları, çalışma şartları, görev tanımları ve karşılaştıkları baskılar, maalesef göz ardı edilmektedir. Bu durum bizleri derinden üzmekte ve bir kez daha camiamızın sorunlarını dile getirme gerekliliğini doğurmaktadır.

Önemli Sorunlar

Din görevlilerimizin karşılaştığı sorunlar yıllardır birikmiş ve kronik hale gelmiştir. Vekil din görevlilerimiz asgari ücretin dahi altında maaş alırken, fahri Kur’an kursu öğreticilerimizin sayısı tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek düşürülmektedir.

Ayrıca, köy ve mezralarda görev yapan personelimize insanca yaşanacak lojmanlar sunulmamaktadır. Camilerimizin faturalarını ödeyebilmek için cemaatten destek istemek zorunda kalan din görevlilerimiz, bu konuda daha fazla destek beklemektedir.

Atama ve nakillerde liyakat yerine adam kayırmanın yaygın olduğu, sınav sistemlerindeki adaletsizliklerin çözüm bulamadığı ve mülakatlarda şeffaflık sağlanmadığı bir ortamda, din görevlilerimizin motivasyonu giderek düşmektedir. Kurum aidiyetinin hissedilmediği, toplumsal prestijin zayıflatıldığı, mobbinge maruz kalan müftülerimize dahi sahip çıkılamadığı bir süreçten geçiyoruz.

Çözüm Çağrısı

Bu sorunlar, sadece din görevlilerimizin değil, aynı zamanda toplumun manevi kalkınmasını da olumsuz etkilemektedir.

Sorunların çözümü için, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere, tüm ilgili kurumların din görevlilerimizin taleplerine kulak vermesi ve gerekli adımları atması gerekmektedir.

Din görevlilerimizin sahada daha özgür ve etkili bir şekilde görev yapabilmelerini sağlamalıyız.

Sonuç

Din Görevlileri Haftası’nı gerçek anlamda bir kutlama haftasına dönüştürmek istiyorsak, sorunları göz ardı etmemeli, çözüm yollarını birlikte aramalıyız.

Din görevlilerimiz yalnız değildir; Uzman Diyanet-Sen olarak onların yanında durmaya, sorunlarını dile getirmeye ve çözüm bulmaya devam edeceğiz

Uzman Diyanet Sen Genel Merkezi