Ülkemizde son zamanlarda yaşanan şiddet olayları bizleri derinden üzmekte ve kaygılandırmaktadır.
İstanbul’un Fatih ilçesinde, kısa bir süre içerisinde iki kadının vahşice katledilmesi ve ardından failin intihara teşebbüs etmesi, toplumun ruhsal ve manevi dengesinin zayıfladığını gözler önüne sermektedir.
Maneviyat eksikliği, insanların şiddete başvurmasına, merhamet ve insani değerlerden uzaklaşmasına yol açmaktadır.
İslam dini, her bireyin can güvenliğini kutsal kabul eder ve hiçbir şekilde zulme, şiddete izin vermez. Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Kim, bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur." (Maide, 32).
Bu ilahi mesaj, insana verilen değerin büyüklüğünü ve şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Son dönemlerde, manevi değerlerimizden uzaklaşmamızın toplumu nasıl olumsuz etkilediğine tanık oluyoruz.
Toplumumuzun ruhsal sağlığını koruyabilmek ve bu tür olayların önüne geçebilmek için çocuklarımıza, gençlerimize ve ailelerimize manevi eğitim ve değerlerin kazandırılması hayati önem taşımaktadır. Çünkü manevi gelişim, bireylerin yalnızca kendilerine değil, çevrelerindeki insanlara da sevgi, saygı ve merhametle yaklaşmalarını sağlar.
Uzman Diyanet-Sen olarak, böylesi acı olayların yaşanmaması için toplumun her kesiminde manevi gelişimin artırılması gerektiğine inanıyoruz. Ailelere, eğitim kurumlarına ve din görevlilerimize büyük sorumluluklar düşmektedir.
Toplumda şiddetin azalması ve huzurun tesis edilebilmesi adına manevi değerlerin tekrar ihya edilmesi, sağlıklı bir toplumsal yapının oluşması için elzemdir.
Bu vesileyle hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor; milletimizi manevi değerlere daha fazla sarılmaya ve bu tür olaylara karşı daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Uzman Diyanet Sen Genel Merkezi
İstanbul’un Fatih ilçesinde, kısa bir süre içerisinde iki kadının vahşice katledilmesi ve ardından failin intihara teşebbüs etmesi, toplumun ruhsal ve manevi dengesinin zayıfladığını gözler önüne sermektedir.
Maneviyat eksikliği, insanların şiddete başvurmasına, merhamet ve insani değerlerden uzaklaşmasına yol açmaktadır.
İslam dini, her bireyin can güvenliğini kutsal kabul eder ve hiçbir şekilde zulme, şiddete izin vermez. Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Kim, bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur." (Maide, 32).
Bu ilahi mesaj, insana verilen değerin büyüklüğünü ve şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Son dönemlerde, manevi değerlerimizden uzaklaşmamızın toplumu nasıl olumsuz etkilediğine tanık oluyoruz.
Toplumumuzun ruhsal sağlığını koruyabilmek ve bu tür olayların önüne geçebilmek için çocuklarımıza, gençlerimize ve ailelerimize manevi eğitim ve değerlerin kazandırılması hayati önem taşımaktadır. Çünkü manevi gelişim, bireylerin yalnızca kendilerine değil, çevrelerindeki insanlara da sevgi, saygı ve merhametle yaklaşmalarını sağlar.
Uzman Diyanet-Sen olarak, böylesi acı olayların yaşanmaması için toplumun her kesiminde manevi gelişimin artırılması gerektiğine inanıyoruz. Ailelere, eğitim kurumlarına ve din görevlilerimize büyük sorumluluklar düşmektedir.
Toplumda şiddetin azalması ve huzurun tesis edilebilmesi adına manevi değerlerin tekrar ihya edilmesi, sağlıklı bir toplumsal yapının oluşması için elzemdir.
Bu vesileyle hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor; milletimizi manevi değerlere daha fazla sarılmaya ve bu tür olaylara karşı daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Uzman Diyanet Sen Genel Merkezi