Diyanet camiasında görev yapan müftülük personelimizin sendikal hakları ve temsil düzeni konusunda bazı hassasiyetlerimizi kamuoyu ile paylaşma ihtiyacı doğmuştur. Uzman Diyanet-Sen olarak, sendikal temsilin tarafsız, adil ve demokratik bir zeminde gerçekleşmesi gerektiğine olan inancımız tamdır.

Bu bağlamda, şefler ve müdürlerin sendika temsilcisi olmaması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Bunun temel sebeplerini şu şekilde özetlemek mümkündür:

1. Tarafsız Yönetim İlkesi:

Müftülüklerdeki şef ve müdür pozisyonundaki görevliler idari bir konuma sahiptir. Sendikal temsil görevleri ile idari pozisyonların birleşmesi, tarafsız yönetim ilkesini zedeleyebilir ve çalışma barışına zarar verebilir.

2. Baskı ve Bobbing (Yıldırma) Riskinin Önlenmesi:

İdari pozisyondaki kişilerin sendika temsilcisi olması, diğer personel üzerinde baskı ve yıldırma gibi olumsuz durumların yaşanmasına zemin hazırlayabilir. Çalışanların sendikal tercihlerinde özgür iradelerini kullanmaları esastır.

3. Sendikal Temsilin Etkinliği:

Şef ve müdürlerin sendikal temsilci olarak görev yapmaları, sendikanın çalışan hakları konusunda tarafsız bir şekilde hareket etme kabiliyetini olumsuz etkileyebilir. Sendikal mücadelenin etkili olabilmesi için temsilcilerin idari görevlerden bağımsız olması gerekmektedir.

4. Çalışanların Haklarının Korunması:

Sendikal temsilin sadece çalışan statüsündeki personel tarafından yapılması, tabanın sesinin daha güçlü duyulmasını sağlayacaktır. Bu durum, çalışan haklarının daha etkin bir şekilde savunulmasını mümkün kılar.

Uzman Diyanet-Sen olarak, müftülük personelimizin haklarını ve çalışma huzurunu koruma misyonumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Bu çerçevede, sendikal temsiliyetin adalet ve tarafsızlık ilkelerine uygun bir şekilde düzenlenmesi konusunda tüm ilgili taraflara çağrıda bulunuyoruz.

Saygılarımızla,

Uzman Diyanet-Sen Yönetim Kurulu