Uzman Diyanet-Sen olarak, zulme karşı mazlumların yanında olmayı ve hakkı savunmayı insanlık onurunun bir gereği olarak görüyoruz.
Suriye’de yıllardır süren iç savaş ve Beşar Esad yönetiminin halkına uyguladığı zulüm, İslam dünyasının yüreğinde derin yaralar açmıştır.
Kendi halkına karşı silah doğrultarak binlerce masumun canına kasteden bir yönetimin varlığı, insan hakları, adalet ve özgürlük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
"Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz." (Hud, 11/113).
Bu ayet, zulme rıza göstermenin dahi insanı ateşe götürebileceğini, adaletin her zaman savunulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Suriye halkının yıllardır süren bu acıları, İslam ümmetinin ortak bir derdi haline gelmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de mazlumun yanında olmayı şu şekilde öğütlemiştir:
"Mazlumun yanında ol, zalime de engel ol ki onu zulmünden alıkoyasın." (Tirmizî, Fiten, 68).
Suriye’de Beşar Esad’ın yönetiminin sona ermesi ve halkın iradesine dayalı bir yönetimin kurulması, yalnızca bölge halkı için değil, tüm İslam coğrafyası için bir umut ışığı olacaktır.
Zulmün ortadan kalkması, barışın ve kardeşliğin tesis edilmesi için dualarımızı ve çabalarımızı artırmalıyız.
Uzman Diyanet-Sen olarak, mazlumun dini, dili, ırkı ve coğrafyası olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz. Suriye halkının yaşadığı bu zulme karşı sessiz kalmamız mümkün değildir.
Suriye’deki kardeşlerimizin hak ettiği özgürlük, adalet ve refah ortamına kavuşması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içinde olacağız.
Unutulmamalıdır ki zalimler için yaşasın cehennem, mazlumlar için ise yaşasın adalet! Rabbimiz, mazlumların dualarını kabul eylesin ve İslam coğrafyasına huzur getirsin.
Uzman Diyanet-Sen Genel Merkezi
Suriye’de yıllardır süren iç savaş ve Beşar Esad yönetiminin halkına uyguladığı zulüm, İslam dünyasının yüreğinde derin yaralar açmıştır.
Kendi halkına karşı silah doğrultarak binlerce masumun canına kasteden bir yönetimin varlığı, insan hakları, adalet ve özgürlük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
"Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz." (Hud, 11/113).
Bu ayet, zulme rıza göstermenin dahi insanı ateşe götürebileceğini, adaletin her zaman savunulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Suriye halkının yıllardır süren bu acıları, İslam ümmetinin ortak bir derdi haline gelmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de mazlumun yanında olmayı şu şekilde öğütlemiştir:
"Mazlumun yanında ol, zalime de engel ol ki onu zulmünden alıkoyasın." (Tirmizî, Fiten, 68).
Suriye’de Beşar Esad’ın yönetiminin sona ermesi ve halkın iradesine dayalı bir yönetimin kurulması, yalnızca bölge halkı için değil, tüm İslam coğrafyası için bir umut ışığı olacaktır.
Zulmün ortadan kalkması, barışın ve kardeşliğin tesis edilmesi için dualarımızı ve çabalarımızı artırmalıyız.
Uzman Diyanet-Sen olarak, mazlumun dini, dili, ırkı ve coğrafyası olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz. Suriye halkının yaşadığı bu zulme karşı sessiz kalmamız mümkün değildir.
Suriye’deki kardeşlerimizin hak ettiği özgürlük, adalet ve refah ortamına kavuşması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içinde olacağız.
Unutulmamalıdır ki zalimler için yaşasın cehennem, mazlumlar için ise yaşasın adalet! Rabbimiz, mazlumların dualarını kabul eylesin ve İslam coğrafyasına huzur getirsin.
Uzman Diyanet-Sen Genel Merkezi